20 Eylül 2017 Çarşamba

Almanya`da seçim öncesinde adayların anadil Türkçe ve Almanya-Türkiye ilişkilerine bakışı

Kültür ve Eğitim Derneği KUBİ, Federal Meclis'e Frankfurt'tan aday olan parti temsilcilerini bir panelde buluşturdu

 
Almanya`da seçim öncesinde adayların anadil Türkçe ve Almanya-Türkiye ilişkilerine bakışı 

Kültür ve Eğitim Derneği KUBİ, Alman Partileri’nin Federal Meclis’e Frankfurt’tan aday olan temsilcilerini bir panelde buluşturdu.

Kültür ve Eğitim Derneğinin (KUBİ) düzenlediği ve Frankfurt`tan seçimlere katılacak adayların katıldığı ‚Diyalog‘ adlı panelde eğitim ve çalışma hayatı ile ilgili sorunlar ele alındı. KUBİ Genel Başkanı Arif Arslaner, Türkçenin Alman okullarında ikinci yabancı dil olarak verilmesi konusunda destek beklediklerini belirterek, son zamanlarda gerilen Türk Alman ilişkilerinin eski düzeye getirilmesi için çaba göstermelerini istedi.

Sunuculuğunu KUBI Halkla İlişkiler sorumlusu Feyza Morgül’ün yaptığı panele, Hıristiyan Demokrat Partiden (CDU) Dr. Matthias Zimmer, Sosyal Demokrat Partiden (SPD)  Ulli Nissen, Yeşillerden (Grüne) Omid Nouripour, Sol Partiden (Linke) Monika Christann Liberal Partiden (FDP) Katharina Schreiner partilerini temsilen katıldı.

Türkçenin Alman okullarında ikinci bir yabancı dil olarak okutulması konusu üzerinde düşünülmesi gerektiğini belirten CDUdan Dr. Matthias Zimmer, Almanya Türkiye İlişkilerinin son zamanlarda gerilmesinin diyalogla aşılabileceğini, Türkiyenin ABye alınmasına karşı olduklarını belirtti. Zimmer, Türkiye’deki sorunların Almanya’ya taşınmaması gerektiğini de kaydetti.

SPDden Ulli Nissen mültecilerin aile birleşimine yönelik kısıtlamaları kaldırılacağını söyledi. Niessen Türkçenin Alman okullarında seçmeli ikinci bir yabancı dil olarak öğretilmesini desteklediklerini belirterek, genelde eğitimin parasız yapılmasından yana olduklarını zaman içinde yüksek öğrenim harçlarının tamamen kaldırılmasını istediklerini belirtti.

Yeşillerden Omid Nouripour, ilticacıların yaşadıkları şehir ve çevresi dışında seyahat etmelerine getirilen yasağınkaldırılacağını ve toplu halde barınmaları uygulamasına son verileceğini belirtti. Nouripour, aile birleşiminin kolaylaştırılmasını ve  Türkçenin Alman okullarında seçmeli ikinci bir yabancı dil olmasını destekleyeceklerini söyledi.

Sınır dışıları tümüyle reddeden Sol Parti temsilcisi Monika Christan, en az 5 yıl Almanyada yaşayan geçici oturumlu veya kaçak yabancılara oturum hakkının tanınmasından yana. Sol Parti aile birleşiminin birinci derece dışındaki aile bireyleri için de geçerli olmasını istiyor. Sol Parti adayı Christan Türkçenin seçmeli yabancı dil olarak okutulmasını ise desteklediklerini belirtti.

Liberal FDPnin temsilcisi Katharina Schreiner de mülteci kotasına karşı olduklarını, kriz bölgelerine yönelik sınır dışıların ancak savaşlar bittikten sonra mümkün olmasını vaat ediyor. FDP, AB ülkelerinin mülteci paylaşımının zorunlu olmasında ise ısrarlı. FDP temsilcisi, Türkçenin yanı sıra diğer dillerin de seçmeli yabancı dil dersi olarak okutulmasını destekleyeceklerini belirtti.

KUBİ hakkında daha fazla bilgi için: www.kubi.info

19 Eylül 2017 Salı

Almanya’da seçime doğru - göç kökenliler

Almanya’da seçime doğru - göç kökenliler
Son 1 haftada seçim atmosferi
Türkiye ile olan gerginlik seçime nasıl yansıyacak
Almanya’da yaşayan Türkiye kökenliler bu gerginlikten nasıl etkileniyor?
Türkiye kökenliler ne düşünüyor?
İki ülke liderlerinin demeçleri ne anlama geliyor?
Türkiye - Almanya ilişkileri ne kadar kötüleşebilir?
İlişkilerin tekrar eski haline gelmesi mümkün mü?
















Arif Arslaner
Kültür ve Eğitim Derneği Genel Müdürü -  Frankfurt/Almanya

Yrd. Doç. Dr. Sezgin MERCAN
Başkent Başkent Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Nevzat Hoca Anlatıyor – 28. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın


Süre: 51'
İlgili bağlantı:

8 Eylül 2017 Cuma

Almanya’da seçime doğru - 3

Biz burada kalıcıyız adlı programın 12 Eylül 2017 tarihli yapılan canlı yayınının içeriğidir.

Almanya’da seçime doğru - 3
Son 1 haftada seçim atmosferi
Türkiye ile olan gerginlik seçime nasıl yansıyacak
Almanya’da yaşayan Türkiye kökenliler bu gerginlikten nasıl etkileniyor?
Türkiye kökenliler ne düşünüyor?
İki ülke liderlerinin demeçleri ne anlama geliyor?
Türkiye - Almanya ilişkileri ne kadar kötüleşebilir?










Hayri Öznarin
Göçmenler Birliği Onursal Başkanı /Almanya

Yrd. Doç. Dr. Sezgin MERCAN
Başkent Başkent Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Nevzat Hoca Anlatıyor – 27. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın

Süre: 50'

5 Eylül 2017 Salı

Avrupa'daki Gençlerimizin Eğitim Başarılarında Ailelerin Önemi​

Avrupa'daki Gençlerimizin Eğitim Başarılarında Ailelerin Önemi​

Anadolu Üniversitesi ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile Batı Avrupa ülkelerinde yürütülen Açık Öğretim Ortaokulu ve Açık Öğretim Lisesi Batı Avrupa Programlarının kayıt başvuruları

‘’21. Yüzyılda Türkiye'nin önemli bir zenginliği olarak görülmesi gereken Avrupalı Türkler’in eğitim-öğretim fırsatları yönünden imkanları

Türk eğitim sisteminin Avrupa'da sunduğu hizmetler
Akademik öğretim talebinde bulunan yeni nesil gençler ve aileleri.

Çocukları yetiştiren, anne, abla, teyze, nine, hala gibi aile içindeki kadınların önemi.
Avrupa’daki Türkçe konuşan kadınların öğrenim düzeyi? 

Yrd. Doç. Dr. Atilla Doğan
Anadolu Üniversitesi
Batı Avrupa Programları Koordinatörü

Almanya’da seçime doğru - 2
Son 1 haftada seçim atmosferi
Türkiye ile olan gerginlik seçime nasıl yansıyacak
Almanya’da yaşayan Türkiye kökenliler bu gerginlikten nasıl etkileniyor?
Türkiye kökenliler ne düşünüyor?
İki ülke liderlerinin demeçleri ne anlama geliyor?
Türkiye - Almanya ilişkileri ne kadar kötüleşebilir?

Yrd. Doç. Dr. Sezgin MERCAN
Başkent Başkent Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Nevzat Hoca Anlatıyor – 26. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın
İki dillilik- iki kültürlülük



29 Ağustos 2017 Salı

Almanya’da seçime doğru

Almanya’da seçime doğru
Son 1 haftada seçim atmosferi
Türkiye ile olan gerginlik seçime nasıl yansıyacak
Almanya’da yaşayan Türkiye kökenliler bu gerginlikten nasıl etkileniyor?
Türkiye kökenliler ne düşünüyor?
İki ülke liderlerinin demeçleri ne anlama geliyor?
Türkiye - Almanya ilişkileri ne kadar kötüleşebilir?

Ayhan Şimşek

Gazeteci /Almanya

Yrd. Doç. Dr. Sezgin MERCAN
Başkent Başkent Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Doç. Dr. Can ÜNVER
Göç Uzmanı

Nevzat Hoca Anlatıyor – 25. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın
Türk edebiyatına Almanların katkısı


24 Ağustos 2017 Perşembe

Almanya-Türkiye ilişkilerinde gerilimin arka planı - 4

Almanya-Türkiye ilişkilerinde gerilimin arka planı - 4
Son 1 haftada iki ülke arasında farklı alanlarda yaşanan gerginliklerin özeti .
Almanya’da yaşayan Türkiye kökenliler bu gerginlikten nasıl etkileniyor?
Türkiye kökenliler ne düşünüyor?
Almanya – Türkiye ilişkilerinde bozulmanın arka planında ne var?
Almanya’nın Avrupa Birliği nezdindeki girişimleri Birlik ve Türkiye arasındaki ilişkileri ne derece etkileyebilir?
Almanya için Türkiye’nin anlamı nedir?
Kısa ve orta vadede nasıl bir gelişme bekliyoruz?


Yrd. Doç. Dr. Sezgin MERCAN
Başkent Başkent Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Av. Nurten SATILMIŞ


Doç. Dr. Can ÜNVER
Göç Uzmanı

Nevzat Hoca Anlatıyor – 25. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın
Türk Toplumunun talepleri


18 Ağustos 2017 Cuma

Almanya-Türkiye ilişkilerinde gerilimin arka planı - 3

Almanya-Türkiye ilişkilerinde gerilimin arka planı - 3
Yakın dönemde iki ülke arasında farklı alanlarda yaşanan gerginliklerin özeti .
Almanya’da yaşayan kabaca 3.5 milyon Türkiye kökenlinin iki ülke arasındaki ilişkilerde yeri nedir?
Almanya’da yaşayan Türkiye kökenliler bu gerginlikten nasıl etkileniyor?
Almanya – Türkiye ilişkilerinde bozulmanın arka planında ne var?

Yrd. Doç. Dr. Sezgin MERCAN
Başkent Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Nihat SORGEÇ / Berlin
BWK Eğitim Merkezi Kurucusu ve Genel Müdürü

Doç. Dr. Can ÜNVER
Göç Uzmanı

Nevzat Hoca Anlatıyor – 24. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın
Almanca yazan Türkler

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Almanya-Türkiye ilişkilerinde gerilimin arka planı - 2

Almanya-Türkiye ilişkilerinde gerilimin arka planı - 2
Yakın dönemde iki ülke arasında farklı alanlarda yaşanan gerginliklerin özeti .
Almanya’da yaşayan kabaca 3.5 milyon Türkiye kökenlinin iki ülke arasındaki ilişkilerde yeri nedir?
Almanya’da yaşayan Türkiye kökenliler bu gerginlikten nasıl etkileniyor?
Almanya – Türkiye ilişkilerinde bozulmanın arka planında ne var?
Almanya’nın Avrupa Birliği nezdindeki girişimleri Birlik ve Türkiye arasındaki ilişkileri ne derece etkileyebilir?
Almanya için Türkiye’nin anlamı nedir?
Kısa ve orta vadede nasıl bir gelişme bekliyoruz?

Yrd. Doç. Dr. Sezgin MERCAN
Başkent Başkent Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Ayhan ŞİMŞEK
Gazeteci

Doç. Dr. Can ÜNVER
Göç Uzmanı

Nevzat Hoca Anlatıyor – 24. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın
Türk Toplumunun talepleri



31 Temmuz 2017 Pazartesi

Almanya-Türkiye ilişkilerinde gerilimin arka planı

1 Ağustos 2017 Salı Türkiye saatiyle 14.05'te başlayacak yayının içeriğidir

Almanya-Türkiye ilişkilerinde gerilimin arka planı
Yakın dönemde iki ülke arasında farklı alanlarda yaşanan gerginliklerin, uzun ve köklü ilişkilerini gölgede bırakarak ikili ilişkileri birçok açıdan sorgulanır hale getirdi.
Almanya – Türkiye ilişkilerinde bozulma ne zaman başladı?
İlişkilerin kötüleşmesinde etkili ola
n gelişme nedir?
Almanya için Türkiye’nin anlamı nedir?
Kısa ve orta vadede nasıl bir gelişme bekliyoruz?
Almanya’da yaşayan kabaca 3.5 milyon Türkiye kökenlinin iki ülke arasındaki ilişkilerde yeri nedir?
Almanya’da yaşayan Türkiye kökenliler bu gerginlikten nasıl etkileniyor?













Levent Taşkıran
Merkezi Köln’de bulunan Türk Üniversiteliler Derneği Başkanı

Doç. Dr. Can Ünver
Göç Uzmanı


Nevzat Hoca Anlatıyor – 23. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın

Kuşak Çatışması - 2



Yayından:
Levent TAŞKIRAN: 

"Türkiye-Almanya ilişkileri aslında bakarsanız çok tarihi köklere dayanan bir ilişki düzeyidir. Yalnız şöyle bir sorun var biz Türk-Alman dostluğundan bahsediyoruz ama Almanlar II.Dünya Savaşı öncesini hatırlamıyorlar bile. Can Bey’in söylediği doğru bir tespit.Sorun Almanya’dan kaynaklanıyor. 1915 olaylarıyla ilgili bir karar alındı ve Türklere sorulmadı ve çoğu milletvekili bunu okumadan bile kabul etmiştir. Türk-Alman ilişkisi olmuştur ama öyle bir dostluk tarihte de olmamıştır. Türkler işçi olarak gitmiş okullarda bile ayrımcılığa uğramışlardır. Asıl amaç Türkleri asimile etmektir. Diaspora lafına da katılmıyorum. Anlamı ana ülkesinden bağı kopmuş demektir. Avrupalı Türkler desek daha doğru bir tespit olur. Olay tamamen Almanya'nın iç siyaseti tarafından kullanılan bir olay.
"Almanya’da kimse insan hakları, basın özgürlüğünden bahsedemez. Cinayetler oldu, Türkler öldürüldü ve Alman iç istik-baharatın bizzat bilgisi dahilinde olduğu kanıtlandı. 120 sene boyunca bu dosyalar saklanacak çünkü alman istik-baharatın ilişkisi ortaya çıkar. Almanya’da hiçbir zaman II.D.S. sonra ırkçılık, Nazilerden arındırma politikası olmamıştır. Alman Devleti hala yönetim kurulundan bazıları Naziler'dendir, soyadlarını değiştirmişlerdir. Türkler buna neden şaşırıyor çünkü Türk basını yıllardır Almanlarla dostuz haberi yapıyor. Sizin orada insanlarınız ölürken Merkel’e reklam yapıyorsunuz. Tamamen olayları çarpıtıyorlar. Buradaki Türklere önem verilmiyor. Şunu söylemem lazım ben Almanlara tamamen karşı da değilim. Bizi destekleyen Almanlarda var. Kısa ve uzun vadeli stratejiler gözden geçirilip, ilişkiler kopmadan sert bir duruş sağlamak gerekiyor. Türkiye güçlü bir ülke ama yaptırım gücümüz yok. Bu güç içinde lobi çalışması şart. Son olaylardan sonra biz dernek olarak yakın ilişkilerimizi bitirdik. Şuan tamamen insanlar sessiz fazla konuşmuyor durumu var ama çok rahatsız oluyoruz. Özellikle Alman basınının Erdoğan’ı kullanarak Türk düşmanlığı yaptığını görüyoruz. Biz dile getirsek de çatı kuruluşları çekiniyor. Üstlerinde fazla bir baskı var, onları da anlıyoruz."

Can ÜNVER:

"Her gün yeni bir sorunla karşılaşıyoruz. Aslında bu gölgede bırakmak yerine hasar bırakan bir durum. Almanya-Türkiye arasında bu denli bir kriz yaşandığını hatırlamıyorum. Bu krizin devamı kabul edilebilecek gibi değil. Birkaç gündür aslında sakinlik egemen olmaya başlamıştı bu da Türkiye sayesinde. Bu sorunlar Almanya siyaset çevresinde Türkiye karşılığı prim yapmaya başlamıştı. Bunu Almanya’da eylülde yapılacak seçimler ile doğrudan bağdaştırmıyorum mutlaka eskiye dayanıyordur. Altını çizmeliyim ki bu son bir-bir buçuk yıldır ortaya çıkan sorunların sebebi Türkiye değildir. Gerçekten artık bir şeyler yapma zamanı geldi. Türkiye'nin ciddi bir stratejik çalışmaya girmesi gerekiyor. Çünkü bütün bu söylenilenler den anlaşılıyor ki Almanya'nın en büyük sorunlarından biri orada yaşayan Türkler. Almanya'daki Türkler üzerinden Türkiye politikası yapmaya çalışıyorlar. Oradaki Türklere karşı duydukları bir anlamda düşmanlık. Bu yokmuş gibi görünse de derinlere baktığımızda bu görünüyor.  Bunlar ciddi bir devlete yakışmayacak davranışlar. Kültürel açıdan yüksek seviyeyi yakalamış bir halk, demokratik bir devlet, Avrupa Birliğinde öncü rol yükleniyor ama bir yönden külhanbeylik güder gibi size şöyle böyle yaparız demeleri hoş değil. Ve Sn. Cumhurbaşkanı üzerinden kişisel olarak bir kin beslediler bu da yanlış. Bu siyaset veya demokrasi olarak adlandırılamaz."

DERLEYEN: Sinem DOĞUKUT

11 Temmuz 2017 Salı

Almanya-Türkiye ilişkilerinde son dönem

Almanya-Türkiye ilişkilerinde son dönem
Almanya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın G20 zirvesine katıldığında halka seslenme isteğini uygunsuz buldu.
Almanya'da Türk bakanların konuşacağı etkinliklerin iptal edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Almanya’nın bu tutumunu "siyasi intihar" olarak nitelendirdi. Berlin'de Başbakanlık binasının önünde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bazı dünya liderlerini hedef alan pankart açıldı.
İki ülkenin ekonomik ilişkileri ve ticari ortaklığı ne düzeyde?
Mülteci anlaşmasının ilişkilerdeki yeri?
İncirlik krizi ve ilişkiler?
Gazeteci Deniz Yücel neden bir sorun oluşturuyor?
DİTİB Casusluk soruşturması ne anlama geliyor?


Yrd. Doç. Dr. Sezgin Mercan
Başkent Başkent Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Doç. Dr. Can Ünver
Göç Uzmanı

Nevzat Hoca Anlatıyor – 22. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın
Kuşak Çatışması



Yayından:
Sezgin MERCAN: G20 zirvesi aslında içeriği bakımından bir tanışma niteliğini de barındırıyor. Trump olsun Macron olsun bir nevi kendilerini gösterdikleri bir zemin. Sadece ekonomik değil, terörle mücadele konularına da değinildi. Türkiye ile diğer ülkelerin ilişkilerini yakından takip ettik. Almanya- Türkiye’ye bakarsak bu anlamda çok değişen bir şey olmadı. Ekonomik-ticari ilişkiler önemli. Son dönemlerde belli konuları öne almamız gerekirse bu ekonomidir.  Siyasi düzeyde gerilen ilişkilerin iş dünyasına yansımamasının en önemli sebeplerinden biri de ekonomik ilişkilerin göz ardı edilemeyecek seviyede olmasıdır. Bilinmesi gerekiyor ki ekonominin ötesinde bu gerginliğin başlangıç noktası 2016 da alman meclisinde Ermeni Soykırımı iddialarının tanınmasıyla başladı, Türkiye buna itiraz etmişti. Bu şekilde başladı. Daha sonra casusluk faaliyeti tartışması, Deniz Yücel’in tutuklanması, kaçakları geri vermeme vs. derken büyük sorun haline geldi. Hukuki süreçler işin içine girdi.

Can ÜNVER:
 ”G20 liderler zirvesi aslında sorunsuz. Hatta olumlu bir gelişme de var, korumacılığın önlenmesi ve serbest ticaretin artırılması gibi. Türkiye açısından da Cumhurbaşkanımız birçok liderle ikili görüşmeler yaptı. Ama Almanya-Türkiye arasında bir gerginlik var. Böyle bir gerginliğin olması da mantık dışıdır. Türkiye ve Almanya birbirlerine muhtaçtır belli konularda. Birlikte hareket ettiklerinde de her iki ülkede kendi için faydalı bir şeyler yapabilir. Seçimlerin neredeyse sonuçları belli.  Aşırı sağ ırkçıların söylemlerine ana akım siyaset prim verdikçe, onların oyları yükseliyor. Ve yeni ittifaklar söz konusu olmaya başlayabilir.

Derleyen: SİNEM DOĞUKUT

4 Temmuz 2017 Salı

Hollanda’da hükümet kuruluyor mu?

Hollanda’da hükümet kuruluyor mu?
Hollanda'da 1977'deki seçimin ardından hükumet 208 günde kurulmuş, 2012'de ise sonuca 54 günde ulaşılmıştı. Ancak, 15 Mart'ta yapılan genel seçimlerin üzerinden 110 gün geçmesine rağmen hala hükumet kurulamadı.
Schippers, görüşmelerle ilgili yaptığı açıklamada, siyasi parti liderlerine, diğer partileri dışlamayı bırakarak koalisyon tercihlerinde esnek davranmaları gerektiğini, aksi takdirde azınlık koalisyon hükumetinin kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Daha önce müzakerelerde anlaşma sağlayamayan Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi, Hristiyan Demokratlar Birliği, Demokrat 66 ve Yeşil Sol parti liderleriyle yaptığı görüşme sonrasında dörtlü koalisyon hükumeti kurulması çabasına giren 75 yaşındaki Willink'in dört liderle sürdürdüğü müzakereler göç konusunda tıkanmıştı.

13 partinin 150 sandalyeli meclise girdiği Hollanda'da en az 4 partili bir koalisyon kurulması bekleniyor. Ülkedeki hiçbir siyasi parti, mecliste 20 milletvekilliği elde ederek ikinci büyük siyasi parti olan Geert Wilders'in liderliğindeki aşırı sağcı PVV ile koalisyon kurmak istemiyor.

Yeni koalisyon hükumetinin kurulması neden bir türlü gerçekleşmedi?
Yeni koalisyonu oluşturan partiler açısından bakıldığında hükumet ne vaat ediyor?
Göç kökenliler açısından koalisyonun anlamı?
Türkiye kökenli toplum açısından koalisyonun anlamı?
Mülteciler konusunda Hollanda'nın yeni hükumetinden nasıl bir yaklaşım bekliyoruz?
Yusuf Özkan -  Amsterdam/Hollanda
Gazeteci

Ahmet Azdural – Amsterdam/ Hollanda
Hollanda Türkler için Danışma Kurulu (IOT) Müdürü

Doç. Dr. Can Ünver
Göç Uzmanı

Nevzat Hoca Anlatıyor – 21. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın

Süre: 50'
Yayından
Yusuf ÖZKAN
"15 Mart seçimleri sonrası Hollanda için tarihi fırsat deniliyordu. Çünkü uzun yıllar sonra ilk kez 4 partili bir koalisyon olasılığı doğmuştu ve bütün kesimleri kucaklayacak, bütün görüşlerin bir olacağı geniş tabanlı koalisyon beklentisi vardı ancak yeşil sol partinin gelir dağılımındaki eşitsizlik ve göç konulardaki ısrarı nedeniyle koalisyon çıkmaza girdi. Tekrar belirsizlik gündeme geldi, seçimden sonra 110. gün olmasına rağmen hükümet kurulamadı. Bir taraftan Hollanda’da yeni yılın bütçesinin hazırlanması ve Ağustos ayında bütçe yasa tasarısının ele alınması bekleniyor. Ancak yeni hükümetin yetişmesi mümkün değil bu neden ile şuan mevcut olan eski hükümet bütçeyi hazırlayacak. Ancak bu konuda da işçi partisinin öğretmen maaşlarının artırılması konusunda ısrarı nedeniyle küçük kriz yaşanıyor. Çünkü hükümetin diğer ortağı liberal sağ parti buna karşı. Ayrıca göçmenlere daha olumlu bakan tek parti demokratlar 66 partisi."

Can ÜNVER
"Hollanda siyasetinde diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi bir muhafazakârlaşma eğilimi var.  Bir türlü hükümeti kuramıyorlar ve bunların karşısında aşırı sağ ırkçı eğilimli parti Geert Wilders’ın partisiyle iş birliği yapmaya kalkışmıyorlar. Aslında bu Hollanda açısından çok olumsuz bir durum bu yüzden bir erken seçime gitmeden belli ödünler vererek siyasi partilerin bir araya gelerek bu hükümeti kurmalarında yarar var. Aksi halde Hollanda’da ki bu kriz ekonomiye de yansıyacaktır. Ekonomiye yansımasıyla bundan en çok sıkıntı görenler göçmen kökenliler oluyor. Aslında siyasette çok karamsar olmak gerekmez çünkü çok hızlı değişimler oluyor. Fakat şuan ki görünümüyle Hollanda siyaseti çok iç açıcı değil."

Ahmet AZDURAL
"15 Mart’ta yapılan seçimlerde o zaman iktidar da bulunan Liberal Parti ile İşçi Partisi büyük bir kayıpla çıkmışlardı ama buna rağmen Liberal Parti en büyük parti olma özelliğini korudu bunun karşısında sosyal demokratlar tarihinin en büyük yenilgisini alarak Millet Meclisi’nde 38 sandalyeden 9 sandalyeye düştü. Ülke politikasına etkisi minimalice olmuş durumda. Özellikle göçmenler ve mülteciler konusu partiler arası anlaşmazlığın temelini oluşturdu. Bunun yanı sıra çevre politikaları da bir nedendi ama belirleyici olan göçmenler konusuydu.  Yeşil sol göçmen ve mülteciler üzerinde yapılmak istenilen anlaşmalara karşı çıktı. Hıristiyan Demokrat Parti’nin özelikle bu referandumdan sonra en çok gündeme getirdiği konu da çifte vatandaşlık hakkının sınırlandırılması yönünde oldu. Türkiye kökenli 7 milletvekili var şuanda. Genel açıdan Hollanda’da ki Türk sayısına bakıldığında ve oranlandığında Türkiye’nin buradaki siyasette yüksek oranda temsil edildiğini söyleyebiliriz. Şuan Hollanda da dörtlü koalisyon hükümeti kurulması bekleniyor ve eğer kurulursa geriye bir tek azınlık hükümeti oluşturma kalıyor. Ayrıca eğer Ağustos ayına kadar bir hükümet kurulmazsa gelecek yılın bütçesini de önceki hükümet hazırlamak zorunda kalacak. Bu nedenle şuan koalisyon görüşmelerindeki partilerde bu durumdan memnun gibi, önceki hükümet görevli ve bütçeyi hazırlama aşamasında bu da gelir dağılımı açısından olumlu olarak yansıyor."

Derleyen: Sinem DOĞUKUT

27 Haziran 2017 Salı

Yurtdışında bayram

Ramazan Bayramının Türk toplumu ve yurtdışındaki Türkiye kökenliler için anlamı
Bayramın halk kültüründe yeri
Farklı kültürlerin içinde yaşayan insanlar için bayramlar ve özel günlerin yeri
Bayramlaşma, ikram  ve hediye kültürü ve yurtdışındaki çağrışımları

Prof. Dr. Nevzat Gözaydın
Halkbilimci

Doç. Dr. Can Ünver

Göç Uzmanı
  
Yayından:

Nevzat GÖZAYDIN
        "Bizde bayram kendi Türk geleneklerimize göre kutlanır oldu. Şehirler büyüdükçe aileler parçalandı. Küçük aile dediğimiz (dede, torun, enişte, amca vs.) toplumda artık hepsi bir başka yerde ve onları bir araya getirmek çok zor oluyor. Dolayısıyla da herkes kendi çapında birbirlerini ziyaret ediyor.
          Birinci kuşaktaki işçilerimizin, üçüncü ve dördüncü kuşaktaki çocukları veya torunlarının bayrama yaklaşımı çok farklı. O dönemde bayramı bayram olarak kutlayan vatandaşlarımız, artık bugün gençlere eskisi kadar söz geçiremiyorlar ve gençler aynı Türkiye'deki gençler gibi bayramlara tatil kavramı olarak bakıyorlar."

Can ÜNVER
         "Ülkede kırsal kesimden büyükşehirlere büyük bir göç oldu. Özellikle İstanbul'dan, Ankara'dan sadece tatil yerlerine değil, memleketlerine giden insanlar da çok fazla. Bayramda yurtdışında aynı havayı hissetmek mümkün değil. Yabancı bir kültürün içerisinde sizin aynı hissiyatla bayram yaşamanız söz konusu olamaz. Nitekim insanda bir burukluk,bir hüzün hakim olur. Yabancı toplumda bir dayanışmaya ihtiyaç var."

Derleyen: Ezra DEMİRHAN