31 Temmuz 2017 Pazartesi

Almanya-Türkiye ilişkilerinde gerilimin arka planı

1 Ağustos 2017 Salı Türkiye saatiyle 14.05'te başlayacak yayının içeriğidir

Almanya-Türkiye ilişkilerinde gerilimin arka planı
Yakın dönemde iki ülke arasında farklı alanlarda yaşanan gerginliklerin, uzun ve köklü ilişkilerini gölgede bırakarak ikili ilişkileri birçok açıdan sorgulanır hale getirdi.
Almanya – Türkiye ilişkilerinde bozulma ne zaman başladı?
İlişkilerin kötüleşmesinde etkili ola
n gelişme nedir?
Almanya için Türkiye’nin anlamı nedir?
Kısa ve orta vadede nasıl bir gelişme bekliyoruz?
Almanya’da yaşayan kabaca 3.5 milyon Türkiye kökenlinin iki ülke arasındaki ilişkilerde yeri nedir?
Almanya’da yaşayan Türkiye kökenliler bu gerginlikten nasıl etkileniyor?













Levent Taşkıran
Merkezi Köln’de bulunan Türk Üniversiteliler Derneği Başkanı

Doç. Dr. Can Ünver
Göç Uzmanı


Nevzat Hoca Anlatıyor – 23. Bölüm
Prof. Dr. Nevzat Gözaydın

Kuşak Çatışması - 2



Yayından:
Levent TAŞKIRAN:
Türkiye-Almanya ilişkileri aslında bakarsanız çok tarihi köklere dayanan bir ilişki düzeyidir. Yalnız şöyle bir sorun var biz Türk-Alman dostluğundan bahsediyoruz ama Almanlar II.Dünya Savaşı öncesini hatırlamıyorlar bile. Can Bey’in söylediği doğru bir tespit.Sorun Almanya’dan kaynaklanıyor. 1915 olaylarıyla ilgili bir karar alındı ve Türklere sorulmadı ve çoğu milletvekili bunu okumadan bile kabul etmiştir. Türk-Alman ilişkisi olmuştur ama öyle bir dostluk tarihte de olmamıştır. Türkler işçi olarak gitmiş okullarda bile ayrımcılığa uğramışlardır. Asıl amaç Türkleri asimile etmektir. Diaspora lafına da katılmıyorum. Anlamı ana ülkesinden bağı kopmuş demektir. Avrupalı Türkler desek daha doğru bir tespit olur. Olay tamamen Almanya'nın iç siyaseti tarafından kullanılan bir olay.
Almanya’da kimse insan hakları, basın özgürlüğünden bahsedemez. Cinayetler oldu, Türkler öldürüldü ve Alman iç istik-baharatın bizzat bilgisi dahilinde olduğu kanıtlandı. 120 sene boyunca bu dosyalar saklanacak çünkü alman istik-baharatın ilişkisi ortaya çıkar. Almanya’da hiçbir zaman II.D.S. sonra ırkçılık, Nazilerden arındırma politikası olmamıştır. Alman Devleti hala yönetim kurulundan bazıları Naziler'dendir, soyadlarını değiştirmişlerdir. Türkler buna neden şaşırıyor çünkü Türk basını yıllardır Almanlarla dostuz haberi yapıyor. Sizin orada insanlarınız ölürken Merkel’e reklam yapıyorsunuz. Tamamen olayları çarpıtıyorlar. Buradaki Türklere önem verilmiyor. Şunu söylemem lazım ben Almanlara tamamen karşı da değilim. Bizi destekleyen Almanlarda var. Kısa ve uzun vadeli stratejiler gözden geçirilip, ilişkiler kopmadan sert bir duruş sağlamak gerekiyor. Türkiye güçlü bir ülke ama yaptırım gücümüz yok. Bu güç içinde lobi çalışması şart. Son olaylardan sonra biz dernek olarak yakın ilişkilerimizi bitirdik. Şuan tamamen insanlar sessiz fazla konuşmuyor durumu var ama çok rahatsız oluyoruz. Özellikle Alman basınının Erdoğan’ı kullanarak Türk düşmanlığı yaptığını görüyoruz. Biz dile getirsek de çatı kuruluşları çekiniyor. Üstlerinde fazla bir baskı var, onları da anlıyoruz.

Can ÜNVER:
Her gün yeni bir sorunla karşılaşıyoruz. Aslında bu gölgede bırakmak yerine hasar bırakan bir durum. Almanya-Türkiye arasında bu denli bir kriz yaşandığını hatırlamıyorum. Bu krizin devamı kabul edilebilecek gibi değil. Birkaç gündür aslında sakinlik egemen olmaya başlamıştı bu da Türkiye sayesinde. Bu sorunlar Almanya siyaset çevresinde Türkiye karşılığı prim yapmaya başlamıştı. Bunu Almanya’da eylülde yapılacak seçimler ile doğrudan bağdaştırmıyorum mutlaka eskiye dayanıyordur. Altını çizmeliyim ki bu son bir-bir buçuk yıldır ortaya çıkan sorunların sebebi Türkiye değildir. Gerçekten artık bir şeyler yapma zamanı geldi. Türkiye'nin ciddi bir stratejik çalışmaya girmesi gerekiyor. Çünkü bütün bu söylenilenler den anlaşılıyor ki Almanya'nın en büyük sorunlarından biri orada yaşayan Türkler. Almanya'daki Türkler üzerinden Türkiye politikası yapmaya çalışıyorlar. Oradaki Türklere karşı duydukları bir anlamda düşmanlık. Bu yokmuş gibi görünse de derinlere baktığımızda bu görünüyor.  Bunlar ciddi bir devlete yakışmayacak davranışlar. Kültürel açıdan yüksek seviyeyi yakalamış bir halk, demokratik bir devlet, Avrupa Birliğinde öncü rol yükleniyor ama bir yönden külhanbeylik güder gibi size şöyle böyle yaparız demeleri hoş değil. Ve Sn. Cumhurbaşkanı üzerinden kişisel olarak bir kin beslediler bu da yanlış. Bu siyaset veya demokrasi olarak adlandırılamaz.

DERLEYEN: Sinem DOĞUKUT

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder